Kayıtlar

Mayıs, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bu hafta yokum!

Bu hafta çok yoğun olacağım ve bloğumla ilgilenemeyeceğim.

Haftaya görüşmek dileğiyle.

Sevgiler.

Un Kurabiyesi

Resim
Un kurabiyesinin pudra şekeri serpilmiş son halinin fotoğrafı yok,
en son fırından çıkacağı zaman ki fotoğrafı var.

Çok güzel planlamıştım. Yanına da neskafe yapacaktım. Kahveyi hangi fincana, kurabiyeleri hangi tabağa koyacağıma bile karar vermiştim. Ama ne yazık ki yetişemedim. Burada onu ihbar etmeyeceğim, o kendini biliyor ;)

Afiyet bal şeker olsun, bir daha yaparım. Bu kurabiyeler aslında annemin Beypazarı gezisi için yapıldı. Birkaç tanede ayırdım hem fotoğrafını çekerim hem de çocuklar tadına bakar diye ama çok güzel göründüğü için dayanamamışlar, yemişler...

Benim "gurme" oğlum bile iki tane yemiş ;)

Malzemesi
9 kahve fincanı un
1 paket margarin 6 yemek kaşığı pudra şekeri
1 paket vanilya

Üzeri için Pudra şekeri

Hazırlanışı

Tüm malzeme karıştırarak ele yapışmayan, kulak memesi kıvamında, yumuşak bir hamur yoğurulur. Yalnız hepimizin kullandığı fincanlar farklı olabilir. O nedenle 7-8 fincan un koyarsınız gerisini hamurun kıvamına göre yavaş yavaş eklersiniz. Çok sert yoğ…

Mayalı Poğaça (Emine'nin Tarifi)

Resim
Hafta sonu annem arkadaşlarıyla Beypazarına gezmeye gitti. Ben de onlara yolda atıştırsınlar diye poğaça yaptım. Kuzey doğduğundan beri hamur işlerini ya o uyurken yapıyorum ya da onunla birlikte... Bu da gece yarısı poğaçalarından biri... Gece 23.30 civarı oğlum uyudu. İki tepsi poğaça, bir tepsi un kurabiyesi, derken şurayı topla burayı topla, sabah 04.00 olmuş.
Malzemesi  (yaklaşık 32-36 poğaça)
2 yumurta ( bir tanesinin sarısı üzeri için ayrılacak)
1,5 su bardağı süt
1 paket margarin (oda sıcaklığında)
1-1,5 yaş maya
4 yemek kaşığı şeker
2 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un

İç Malzemesi
Lor peyniri
İsteğe bağlı her şey konulabilir (zeytinde çok yakışıyor).

Hazırlanışı
Öncelikle süt biraz ısıtılarak ılık hale getirilir.  Süt, şeker ve maya konularak yaklaşık 45 dakika- bir saat kadar üstü örtülerek ılık bir yerde mayalandırılır.

Diğer malzemeler de katılarak, kulak memesi kıvamında yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Küçük parçalar alarak içine iç malzemesini koyuyoruz ve istediğimiz şekild…

Ay Çöreği

Resim
Uzun süredir çocuklar ay çöreği istiyordu.
Bu hafta sonu yapma fırsatım oldu.

Malzemesi

Hamuru için
3 bardak un
2 yumurta (birinin sarısı üeri için ayrılacak)
1 paket yaş maya (42 gr.),
150 gr. margarin
1 kahve fincanı süt 2 yemek kaşığı pudra şekeri
1 limon kabuğu rendesi

İç harcı için
1 su bardağı ceviz 1 su bardağı şeker
6 yemek kaşığı bayat ekmek ya da tuzsuz galeta (robotta çekilecek un kıvamında olacak)
4 yemek kaşığı üzüm
2 tatlı kaşığı tarçın (ben 1,5 kaşık kullandım)
1 kahve fincanı süt (sütü hamurun içine koyacağımız zaman ekleyelim yoksa sulanıyor)

Hazırlanışı
Süt içinde mayayı eritiyoruz. Daha sonra tüm malzemeleri katarak kulak memesi kıvamında yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Kullandığımız fincan ve yumurtaların boyutunun farklı olması nedeniyle unu eksik gelebilir. Azar azar un ekleyerek ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Üzerini örterek ılık bir yerde yaklaşık 45 dakika - bir saat mayalandırıyoruz.

İç harcı için süt hariç tüm malzemeyi karıştırıyoruz. Sütü en son …

Yer mi, yemez mi?

Resim
Daha önce de oğlumun yemek seçtiğini anlatmıştım.
Hiç bir zaman yesin diye zorlamadım ama o yemediği zaman kendimi çok kötü hissediyorum. Tipik annelik vesveselerim başlıyor.

Yemediği şey için başka alternatifler üret denildi. Mesela havuç, yemekte yemez, çorbasını yemez, konulduğu yemeği bilir sanki... Onu dene, bunu dene...
Havucu bir tek kekin içinde yiyor. Havuçlu keke ceviz, tarçın, hindistan cevizi falan filan derken ne kadar havuç kalıyorsa....
Gerçi çocukların damak tadı bizden kuvvetliymiş. Bizlerin zamanla -çok sıcak, çok soğuk derken- tatma duyumuz biraz körelirmiş. Yani evde bir "gurme" var. Belki inanmayacaksınız ama annanesinin yaptığı yemekle benim yaptığımı ayırt ediyor. Ben de annemden öğrendim, aynı malzemeyi koyuyoruz aynı şekilde pişiriyoruz ama "el lezzeti" derler ya o farklı demek ki!

Havuç yemese ne olur? Belki hiçbir şey olmaz ama benim listem bununla bitmiyor ki...
Sebze çorbasına nazlanır, çorbanın içinde kıyma olursa ve ağzına gelirse…

Ödül Yağıyor... -Versatile Blogger Award-

Resim
Blog dünyasının birbirini tanımasına sağlayan etkinliklerden biri olarak görüyorum bu ödüllleri ve beni bu ödüle layık gören mazes, paşasofram, simgelitatlar, pastaeli, balyanağınhikayesi ve annelikokulum arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum...
Ama bu öyle sıradan ödüllerden değil... Aldım-bitti hiç değil. Bir sürü formalitesi/kuralları var.


1. Siz de 11 arkadaşınıza vereceksiniz bu ödülü.
Bu ödülü almayan 11 kişi bulabileceğimi hiç sanmıyorum. Benim tanıdığım ödül almayan kimse kalmadı neredeyse... Bu nedenle, bloğu izleyen ve ödülü almayan herkese diyelim. Özellikle de Yonca Demirel'e gönderiyorum.

2. Ödül aldıklarını bloglarına gidip haber vermeniz gerekiyor.
Bir önceki talimatta bu işi de hallettim ;))

3. Kendimizle ilgili 7 gerçek paylaşıyoruz.

- Hayatta en değerli şeyim "oğlum". Benim için Dünya onun etrafında dönüyor.
- Tanımadığım bütün insanları severim ama tanıdıklarım arasında seçiciyim ;)
- Hayatın adil olduğunu hiç düşünmedim. Onun için de kendimle ve ç…

Su Böreği Tadında Küçük Börekler

Resim
O sofranın tarifleri...
Bu börekleri Pınar Sedef Ünal'ın bloğunda gördüm. Deneyeyim dedim.
Tarif için teşekkürler...
Malzemeler
6 adet yufka
2 su bardağı süt
2 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
İçi için:
500 gr lor peyniri (Orjinalinde 300 gr lor peyniri  ve 500 gr tam yağlı beyaz peynirde vardı ben sadece lor peyniri kullandım)
Yarım demet maydanoz
Üzeri için:
2 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı süt (orjinal tarifte yoğurt kullanılmış)
2 yemek kaşığı sıvı yağ
Hazırlanışı Öncelikle 2 su bardağı sütü, yoğurdu ve 1 su bardağı sıvı yağı karıştırarak iç sosumuzu hazırlıyoruz.
Başka bir kasede peyniri ve ince doğranmış maydanozları karıştıralım.
Birinci yufkayı serip bol sos sürelim, üzerine ikinci kat yufkayı da serip yine sosu sürelim. Yufkayı 12 eşit parçaya bölelim. 
Her bir parçanın içine peynirli iç harcından koyup sigara böreği saralım.
Böreklerimizin bir tepsiye dizelim. Tepsiye dizerken mümkün olduğunca birbirine değmeyecek şekilde yerleştirelim ki yapışmasın. Böreklerin birbiri…

Japon Güneşi

Resim
Haftasonu misafirlerimiz vardı. Bu sofranın fotoğrafını çekemedim. Kalabalıktık o curcunada unuttum. Cumartesi gününün lezzetlerini ayrı ayrı yazacağım bende... O sofradan... Annem Portakal Ağacı'nın sayfasında görmüş bu tarifi... Sunum olarak çok şık olduğuna karar verdik ve denedik. Hakikaten çok da lezzetli oldu. Tarifte küçük değişiklikler yaptık sadece... Bu da bizim Japon Güneşimiz... 
Malzemesi 1 kg mantar, küp doğranmış
2 adet patlıcan
3 adet yufka
Sarımsaklı yoğurt
(Orjinali et ile yapılmış, ben et kullanmadım)

Hazırlanışı
Önce mantarları limonlu suda biraz bekletiyoruz ve güzelce yıkıyoruz. Üst kısımlarını iri iri, alt kısımlarını ince ince (bu kısımları daha geç pişiyor) doğruyoruz.

Bir tencereye alıyoruz, yağ ve su koymuyoruz. Mantarlar önce harlı ateşte suyunu salıyor  sonra altını kısıyoruz. Kendi suyunu çekiyor. Bir damla sıvıyağ koyup azıcık daha kavuruyoruz.

Patlıcanları küp küp doğrayıp tuzda bekletiyoruz ve sıvıyağda kızartıyoruz.

Yufkaları 16 parçaya keselim ve araları…

Kuzey-Ada'lı Bir Gün

Resim
Hiç bu kadar uzun ara vermemiştim. Yazacak o kadar çok şey var ki! Hepsi taslak halinde bekliyor. Benim üzerimde de acayip bir tembellik...
Bir yerden başlamak lazım. Pazartesiden başlayalım o en güzeliydi. Bizim hasretimiz bitti. Ada geldi... Bu iki yaramazla felekten bir gün çalalım dedik. Önce Hayvanat Bahçesi... Hayvanat Bahçesinin girişlerini ücretsiz yapmışlar, iyi de olmuş. Maymunlar, kuşlar, balıklar derken hepimiz çok eğlendik. En hızlı gezimizdi çünkü bizimkiler bütün hayvanat bahçesini koşarak gezdiler. Ufak kazalarda oldu. Önde koşan, önüne bakmıyor, arkasına bakarak koşuyor ;) Çok fotoğrafları yok, sürekli hareket halinde oluca çekemedim, çektiklerimde puslu...
O heyecanları görülmeye değerdi. Kafeslerin başında bir heyecanlanıyorlar, hayvanları taklit etmeler falan...

Sevgili Dayımızı (Efe) da unutmamak gerek... İkisi de tepesinden inmedi. Birinin "küçük dadısı", diğerinin "minik amcası", benim de "canım kardeşim"... Sayesinde Aysun'la biz çok rahat etti…