13 Ekim 2014 Pazartesi

Poğaça (Küçük Ekmekçikler)

 Sade olmasına rağmen çok lezzetli bir poğaça oldu.
Ellerime sağlık ;)

Malzemesi
2 yumurta ( bir tanesinin sarısı üzeri için ayrılacak)
1,5 su bardağı süt
yarım paket margarin (125 gr.)

125 gr. tereyağ (margarin kadar)
1-1,5 yaş maya
4 yemek kaşığı şeker
2 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un


Üzeri İçin;
Ayırdığımız yumurta sarısı
2 yemek kaşığı su
bir tutam şeker

Hazırlanışı
Öncelikle süt biraz ısıtılarak ılık hale getirilir.  Süt, şeker ve maya konularak yaklaşık 20 dakika kadar mayalandırılır. 

Yağ ve yumurta da katılarak sıvı malzemeler iyice karıştırılır. En son un ve tuz da eklenerek kulak memesi kıvamında yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Vaktiniz varsa üzerini örtüp hamur yaklaşık iki katına çıkana kadar mayalandırın.

Küçük parçalar alarak fotoğraftaki gibi şekil veriyoruz. Siz arzu ettiğiniz şekli verebilirsiniz. Ben sade yapmayı tercih ettim ama siz istediğiniz iç malzemeyi koyabilirsiniz. 


Küçük ekmek şekli vermek için ortalarını kesiyoruz. 
 Tepside bir yarım saat daha mayalanırsa çok daha yumuşak poğaçalar oluyor.

Yumurta sarısı, su ve şekeri iyice karıştırıp fırına vermeden hemen önce poğaçalarımızın üzerine sürelim. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında pişiriyoruz. 

 Nasıl kabarmışlar değil mi?
Afiyet olsun...

9 Ekim 2014 Perşembe

Patlıcanlı Bohça Böreği





Bir anda havaların soğumasıyla, eskisi kadar dışarı çıkamayan oğlum ile koridorda maç keyfi...
Öyle bildiğiniz gibi değil, kıyasıya maçlar yapılıyor ve en sonunda İstiklal Marşı ile Kupa Töreni olmazsa olmaz.

Bu aralar boyundan büyük laflar ediyor paşam...
"Özgür Çocuk"olmak istiyormuş...
Kendi başına parka gitmek istiyormuş...
İstediği kadar parkta oynamak...
Özgürce cips yemek istiyormuş, bir de...
(Tadını bilse de istese anlayacağım; 
kola, cips gibi şeylerin tadını da bilmiyor ki!)

Büyüdüğünü bize KANITLAYACAKmış...
(sen nereden biliyorsun kanıtlamayı falan?)

Büyümek için nedir bu acele...
Ne kadar büyüsen de, benim gözümde hala küçücüksün...
Canım oğlum...

Tarifimize geçiyorum hemen...

Malzemeler
6 adet yufka (1 kg)

İç harcı için;
4 orta boy patlıcan
1 soğan
4-5 adet sivribiber
Sıvıyağ
tuz
karabiber

İç sosu için;
2 yumurta (birinin sarısı üzerine sürmek için ayrılacak)
1 su bardağı yoğurt
yarım su bardağı süt
yarım su bardağı sıvıyağ
yarım paket kabartma tozu

Hazırlanışı

Önce içini hazırlayalım.

Patlıcanları alacalı soyalım ve tuzlu suda 10-15 dakika kadar bekletelim. Tuzlu sudan aldığımız patlıcanları tekrar yıkayıp, küp küp doğrayalım.
Geniş bir tencerede önce ince doğranmış soğan ve biberi soteleyelim. Daha sonra patlıcanları atalım ve harlı ateşte iyice kavuralım. Ocaktan almaya yakın tuzunu atalım ve en son biraz karabiber atıp ocaktan alalım. İçimiz hazır...

Sos malzemelerinin hepsini karıştırarak iç sosumuzu hazırlayalım.

Yufkamızı serelim üzerine sosumuzdan sürelim. Daha sonra gözleme/zarf gibi katlayarak kare haline getirelim. Katlarken aralarına da sosdan sürelim.


Kare haline gelen yufkalarımızın üzerine de sostan sürerek, dörde bölelim ve her bir parçaya patlıcanlı iç malzememizden koyalım.


Fotoğraftaki gibi katlayarak ters çevirelim ve tepsiye dizelim.

Ayırdığımız yumurta sarısını üzerine sürerek önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında pişirelim. 

Afiyet olsun...

29 Eylül 2014 Pazartesi

Zeytinli Poğaça



Bayramda tatlı olarak ne yapacağıma bir türlü karar veremedim. 
Yeni fikirlere açığım ve önerilerinizi bekliyorum.

Malzemeler

2 yemek kaşığı tozşeker

2 yumurta (birinin sarısı üzerine sürülecek)

1 su bardağı ılık süt

1 paket Pakmaya* instant kuru maya

1 su bardağından bir parmak eksik sıvıyağ

1 tatlı kaşığı tuz

Aldığı kadar un 

İçi için;

İnce doğranmış zeytin

Üzeri için;

Susam ya da çörek otu.


Hazırlanışı

Öncelikle kuru mayamızı şeker ile birlikte ılık süte karıştıralım ve 5-10 dakika kadar kabarmasını bekleyelim. Yumurtanın 1 tanesinin sarısını üzerine sürmek için ayıralım ve önce sıvı malzemeler olmak üzere hepsini karıştıralım. Ele yapışmayacak ama yumuşak bir hamur yoğuralım.
Bu aşama da vaktiniz varsa mayalandırabilirsiniz. Benim vaktim kısıtlı olduğu için tepside mayalandırdım. Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar alalım.
Elimizle önce yuvarlayıp dala sonra daire şeklinde açalım ve içine zeytin koyarak kenarlarını poğaçanın altına gelecek şekilde birleştirelim.
Poğaçaların üzerine çatalla çok bastırmadan çizikler atabilirsiniz. Bu şekilde tepside mayalandıralım.
Ayırdığımız yumurta sarısına bir tutam şeker atarak iyice karıştıralım ve poğaçalarımızın üzerine sürelim. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirelim.


* Kullandığım maya, geçen bayram öncesi Pakmaya'nın gönderdiği hediye kutusundan...
Burada anlatmak istemediğim üzücü bir olay nedeniyle Pakmaya'ya daha önce teşekkür etme fırsatım olmadı. 
Bu güzel poğaçalarla kendimi affettireyim dedim. 



Sevgiyle kalın...


26 Eylül 2014 Cuma

Nedir Bu Satranç Merakı?

Neden bunların hepsi farklı?
Fil ne yapar?
Vezir çok mu güçlü?
Şah, "Kral" mı?
Neden at düz gidemiyor?
Ben istediğim yere gitmek istiyorum ama...
Beyazlar mı daha güçlü yoksa siyahlar mı?
At çok hızlı koşabilir ama...
Nedir bu satranç merakı?
Dr. Olgun KULAÇ'ın "Satranç Dünyası" nda yazdığı bir yazıda Satranç yaşı ile ilgili şunları söylüyor; "Satranç her yaştaki oyuncunun oynayabileceği bir oyun olduğu gibi her yaşta da öğrenilebilen bir oyundur. Ancak çocukların zihinsel gelişimi düşünüldüğünde,satranca erken yaşlarda başlamanın önemi açıktır. Küçük çocuklarda öğrenme yetisi en az büyükler kadardır. Bu nedenle satranç çocuklara kolayca öğretilebilir. Bilimsel çalışmalar çocuklarda yeteneğin gelişiminin 2 ile 6 yaşlar arasında daha hızlı olduğunu ortaya koymaktadır. Öğrenmenin öğrenilmesi çocuğun o yaşlarda alacağı eğitimle ilgilidir Yani bir çocuğun bir sanat veya bir spor dalına olan yatkınlığı bu dönemde alacağı eğitimle ilgilidir. Bir spora yatkınlığın gelecekteki başarı için önemi göz önünde bulundurulduğunda,satranca başlama yaşının 4 ile 6 yaş arasında olması gerektiğini söyleyebiliriz. Burada amaç, satranç figürlerinin ve satranç temasının çocuk gözündeki cazibesinden de yararlanarak,çocuğu satranç ile tanıştırmaktır. Oyun anlayışı içinde başlayan eğitim, verilenler alındıkça,yenilerinin verilmesiyle devam eder. Ancak hiçbir zaman çocukta aşırı yükten bir bezginlik veya aynı şeylerin tekrarından dolayı bir bıkkınlık oluşturmamalı. Dersler her zaman monotonluktan uzak, heyecan verici bir tempoda sürdürülmelidir." 


Tamam iyi güzel diyor da, gece yatmadan bir fasıl satranç, sabahın köründe "satranç oynayalım mı?" diye kalkan bir çocuğa ne yapmalı?
Hap gibi sabah-akşam aç karna bir doz alınacak... 
 Onunla oynamak çok keyifli ama bazı sorularına yanıt vermekte zorlanıyorum. 
Daha profesyonel bir eğitim alma vaktimiz geldi sanırım.

Satranç oynamak derken öyle bildiğiniz gibi değil. Atlar şahlanacak, kaleler yıkılacak, vezirler komutanlık yapacak falan yani...

 Yukardaki fotoğraflar geçen kış evde satranç, bu fotoğraflar ise yaz sezonu seyahat eden satranç...
Yaz-kış değişen bir şey yok yani!
Satranç Takımı, gittiğimiz her yere götürülmeli, nerede canımız satranç oynamak ister bilemeyiz ki!
Uykudan kalkıp, ananeye gidiş...

Büyük bir heyecanla Satranç Federasyonunun yaşımıza uygun kurs açmasını bekliyoruz.
Buradan duyurulur...

5 Eylül 2014 Cuma

Puf Böreği

 
Kızartma olmasına rağmen, çok yağ çekmeyen ve oldukça kabaran lezzetli bir börek.
Özellikle kahvaltıda muhteşem oluyor. Annem çok güzel yapar bunu, onun pratik tarifidir.
 

Malzemeler
3 yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı yoğurt
Yarım su bardağı su
Karbonat
Alabildiği kadar un

Kızartmak için
Sıvıyağ

Hazırlanışı
Tüm malzemeleri kullanarak çok sert olmayan kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğuralım. Hamurun üzerini nemli bir bezle örterek yaklaşık 10-15 dakika dinlendirelim.

Daha sonra hamurumuzu iki eşit parçaya bölelim ve yarım cm kalınlığında açalım. Çok ince olmamasına dikkat edelim.

İster bıçakla kare şeklinde kesin, isterseniz de benim gibi bardak kullanarak yuvarlak şekilde kesin.

Bu arada artık yağımızı kızdıralım ve böreklerimizi bol yağda kızartalım ve havlu kağıda çıkartalım.
Yuvarlak parçaların arasında kalan küçük parçaları tekrar toplayıp yeniden şekil vermek için uğraşmayın. Onları da aralarından kesip olduğu gibi kızartın. Öyle çıtır çıtır olur ki biz de önce bu parçalar biter ;)
Çıtır çıtır...

Afiyet olsun...

28 Ağustos 2014 Perşembe

Mantar Soslu Spagetti (Italyan Usulü)


 
Uzun bir tatil yaptıktan sonra ilk tarifimi yayınlayım dedim.
Tatil Ege'de başladı, Karadeniz'de bitti. Arada Ankara'da düğün-dernek bile kurduk.
Ayrıntılarını uzun uzun yazacağım. Bugün çok beğenilen ve özel istek üzerine acilen yazdığım tarifimizi paylaşıyorum.
 
Sevgiyle kalın...
 
Malzemeler
1 paket yassı spagetti (Ben Filiz'in yumurtalı yassı spagettisini kullandım.)
1 paket krema
1 çay bardağı süt
yarım kahve fincanı sıcak makarna suyu
500 gr. yıkanmış, doğranmış mantar
3 diş sarımsak
1 küçük doğranmış soğan
2 yemek kaşığı tereyağ
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 su bardağı kaşar peyniri rendesi 
karabiber
tuz
Kişniş veya fesleğen (Ben koymadım)

Hazırlanışı
Makarnamızı paketin üzerindeki tarife göre haşlayalım.
Makarna haşlanırken sosunu da hazırlayalım ki sıcak sıcak servis edebilelim.
Tereyağ ve sıvıyağını birlikte tencereye koyalım, hafif ısınınca dövülmüş sarımsakları, soğanları ve mantarları içine ilave ederek kavuralım. Kavrulurken ısının yüksek olmasına dikkat  edin ki mantarlar sulansın ve kendi suyunda pişsin.
Kavrulan mantarların üzerine krema, süt, makarna suyu, karabiber ve tuzunu ekleyelim. Beraberce 5 dakika daha kaynasın ve kaşarın yarısını da ekleyerek sosun altını kapatalım.
Haşladığınız sıcak makarnayla sıcak sosu iyice karıştıralım.  Kaşar peynirinin kalan yarısını ise makarnayı genişçe bir servis tabağına aldıktan sonra üzerine serpelim (isterseniz bu aşamada üzerine kişniş ya da fesleğen de serpebilirsiniz) 
Unutmadan ekleyeyim, sıcak sıcak servis yapın...

Afiyet olsun...


(Ben tarifte kendimce küçük değişiklikler yaptım. Orjiinal tarif Nurlu Mutfakta, tarif için tekrar teşekkürler...)
 

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Mozaik Pasta

 Bu tarif Serpil'imin...

Çok çok uzun yıllar önce Serpil bu pastayı,  Hakan'ın Asker Mevlid'i için hazırlamıştı. Hakan çok beğendi ve bunun üzerine askerliği süresince Bilecik ve Diyarbakır'a  ne zaman ziyarete gitsek, bu pasta hep yapılmıştı.

Ramazanda gündüz canımız tatlı istiyor, iftardan sonra çok bir şey yiyemesek de... Hafif birşeyler yapayım diye tarif defterini karıştırıyordum ve bu tarif gözüme ilişti. Beni çok çok uzaklara götürdü. Hakan askerden geldiğinden beri -yaklaşık bir on sene oldu, sanırım- hiç yapmamıştım.

Askerde olan bütün çocuklarımızın sağ sağlim evlerine dönmesi dileğiyle...

Malzemeler

1 çay bardağı pudra şekeri
4 yemek kaşığı kakao
3 tatlı kaşığı neskafe (ben koymadım)
2 tatlı kaşığı tereyağ
1 paket kremşanti
1 su bardağı soğuk süt
2 paket petibör bisküvi (robottan geçirilmiş)
Damla çikolata
Ceviz

Üzeri için;
Çikolata sosu
Yeterince süt  (farklı markaların farklı gramajları mevcut)
(İsterseniz süslemek için sıvı çikolata sosu da kullanabilirsiniz.)

Hazırlanışı 

Öncelikle süt ile kremşantiyi iyice çırpıyoruz. Uygun kvama gelince bisküvi hariç diğer malzemeleri ekliyoruz. En son bisküvileri de ekleyerek iyice karıştırıyoruz.

Strechfilm serilmiş bir kalıba alalım ve en az bir gece buzlukta dinlendirelim.

Servis yapacağınız zaman hazırlayıp soğuttuğunuz çikolata sosunu kullanabilirsiniz. Uzun süre buzdolabında bu şekli ile muhafaza etmek mümkün.

Afiyet olsun...