29 Ocak 2015 Perşembe

KIDZANIA DENEYİMİ : GERÇEK HAYAT DENEYİMİ!

Merkezi Mexico City ‘de olan KidZania, Türkiye’de ilk tüm dünyada ise 16.KidZania olma sıfatını taşıyor. Eğlendirirken eğitme felsefesiyle yola çıkan bu eğlence ve öğretme merkezinde çocuklara gerçek hayatta var olan meslekleri, banka ,fabrika, sağlık kurumu, restoran gibi çeşitli gibi pek çok aktiviteyi deneyimleme şansı sunuyor. 10bin metrekareye yakın bir alanda hizmet veren Kidzania ’da, tüm mekanlar çocukların erişebileceği boyda ve ölçüde. Onların keyifli vakit geçirebilmesi için dizayn edilen bir çocuk ülkesi olma özelliğinin yanı sıra, yaklaşık 30 farklı markayla yapılan işbirliği sayesinde bambaşka ortamları deneyimleme fırsatı da sunuyor.

4-14 yaş arasındaki çocuklara hizmet veren Kidzania’ya giriş, uçakla seyahat etmek için havaalanında yapılan işlemlerin benzeriyle tamamlanır. Ardından yanlarında eşlik eden yetişkinlerle birlikte girişte aldığı çekleri bozdurup aktivelere katılmak için yönlendirme tabelalarını izleyerek çocuk ülkesine ulaşır. Mekana yetişkin eşliğinde giriş yapsa da pek çok aktiviteyi yalnız başına yapabilecek yetiye sahip olması nedeniyle 4 yaş alt sınır olarak konulmuş. KidZania, hem takım çalışması konusunda ilham kaynağı olurken hem de para  kavramının oyun aracılığıyla anlatılması sayesinde aslında 4-14 yaş grubundaki çocuklara gerçek hayatı keyifle deneyimletmiş oluyor.

Girişte hem çocuklara hem de yetişkinlerin koluna güvenlik nedeniyle eşleştirilmiş saatler takılıyor işte bu sayede çocuğun velisi yanında olmadan dışarı çıkması imkansız! Ana alanda büyük yaş grubunun girebildiği kısımlar camlı bölmelerle ayrıldığından içeride olanları izlemekten büyük keyif aldılar. Adeta minyatür bir ülke yaratmışlar , kısaca günlük yaşamımızda varolan her ne varsa Kidzania çatısı altında bulmak mümkün!

Haftasonu iki ayrı seans şeklinde girişe açık olan Kidzania, İstanbul’da bir çocuğun , genelde 15-25 dk süren aktivitelerden yaklaşık 7-8 aktiviteye katılma şansı oluyor. Aynı zamanda hatırlatalım, sömestrda da hafta içi iki seans bulunuyor.

Ben kızlarımla geçtiğimiz yaz iki kez ziyaret ettim ve girişten çıkışa kadar yapılan işlemleri meraklı gözlerle takip ettiler ayrıca etkinlik alanında pek çok aktiviteye yaşları gereği katılamasalar da içeride yapılanları camlardan seyretmek bile onlara büyük keyif verdi. Her ne kadar 4 yaş alt sınır olarak belirtilse de 2-4 yaş grubunun da büyük keyif alarak oynayabileceği bir alan da unutulmamış “Urbano’nun  Evi “ isimli kısımda, bir evin odaları şeklinde dizayn edilmiş alanda özellikle kız çocuklarını gönlünden fetheden bir mutfak, erkek çocukları için de top havuzu şeklinde bir küvet mevcut… Evin salonunda mini oturma grubu, piyano, yatak odasında ise şişme balonlardan yataklar bulunuyor…Ayrıca “urbano’nun okulu”isimli boyama  yapabilecekleri ve müzik aletlerini kullanabilecekleri bir de mini oyun odası var.

Çocuklar bu alanda keyifle vakit geçirirken kısa molalar verme şansınız da yok değil hani çünkü tam da o kısımda kahve içebileceğiniz ya da yemek yiyebileceğiniz birkaç yer de var. Alışveriş yapılan kapalı bir mekan içinde olmasına rağmen sanki sizi bambaşka bir masal ülkesinin parçasıymış gibi hissettiren şahane bir ortam!

Bu arada belirtmeden geçmek istemiyorum. Çocuklar için birbirinden güzel ve eğlenceli ürünlerin yer aldığı National Store’lara da mutlaka uğrayın. Bu mağazalarda  kırtasiye malzemelerine,  oyuncağa, tekstil ürünlerine ve bunların dışında birçok farklı ürüne ulaşabilirsiniz.  KidZania’nın sevilen karakterleri Urbano, Vita, Chika, Bache ve Beebop da sizi orada bekliyor :) Ayrıca ek bilgi ; Şubat sonuna kadar seçili ürünlerde %50 indirim var! Bu fırsatı kaçırmayın derim:)

Doğum Günü Kutlamaları İçin Güzel Alternatif
Çocuklar için doğum günü mekanı seçmek hepimizin çok zamanını alıyor malum. KidZania bu anlamda da bize yardımcı oluyor.  Çok kişinin katılabileceği ve farklı konseptte doğum günü partileri düzenlemek için iyi bir seçenek olarak da aklınızda mutlaka bulunsun.  

İÇERİK: http://www.ikizannesiyim.com/

Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Ocak 2015 Salı

Trileçe (Tres Leches Cake, Three Milks Cake)



  Önce kendinize hevesli bir çırak bulun... 
Emin olun çok daha keyifli oluyor. 
Ananemizin diktiği önlüğü de giydik ki havamızdan geçilmiyor. 

"Trileçe Arnavut tatlısı olarak bilinse de kökeninin Latin Amerika ülkelerine uzandığını ileri sürenler de var. Amerikalı ünlü yemek yazarı James Beard, tatlının kökeni için ‘muğlak’ ifadesini kullanırken, çok büyük ihtimalle Nikaragua, Meksika ya da Guatemala olduğuna işaret etmiş. Latin Amerikalıların klasik tatlısı ‘tre lesches’nin adını duymak, hikâyeyi bir parça inanılır kılsa da trileçenin ‘Arnavut tatlısı’ olarak iyiden iyiye Türklerin gönlünde ve midesinde yer ettiği kesin (Zaman, Mayıs 2014)."
Akademik alışkanlık nedeni ile "kaynak göstermeden yazamam"...

 Gelelim kekimize ben tarifini Sema Teyzemden aldım. Mutlaka bir şey değiştirmem gerekiyor ya karamel sosu tarifini değiştirdim. 
Karamel sosu sevmeyen ya da başka lezzetler denemek isteyenler için Teyzem karamel sosun yerine hazır meyve soslarından (ahududu, orman meyveli) döküyormuş (2 paket). Ben denemediğim için bilemiyorum ama çok yakıştığını söylediler. 
Denemek isteyenler için söyleyim dedim. 

Bu tatlı ile ilgili yazmak istediğim en önemli şey...
Babamın favori tatlısı olduğu...
Babam kek üstüne şerbet olayını hiç sevmez; şekerpare, kalbura bastı, revani falan onun için tatlı değil. "Hamurun üzerine şerbet", der geçer. Onun için tatlı çıtır çıtır baklava, kadayıf falan olacak...
ve tanıyanlar lezzet konusunda ne kadar açık sözlü olduğunu bilirler...

Gerçi söylemesine gerek yok yüzünden anlarsınız. 
Trileçe'yi sevdi. 
Yılbaşı gecesi için yapmıştım ilk olarak, o zamandan beri tatlı deyince Trileçe...
Aradığım lezzeti, kıvamı buluncaya kadar bir kaç defa yaptım. 
Bence en güzeli Itır'ın "baby shower" partisi için yaptığımdı.
Trileçe mi çok güzel olmuştu, yoksa atmosferin güzelliğinden mi, bilemiyorum.
Itır ve İrem'e de o gün için tekrar çok teşekkür ediyorum ;)  

Sevgiyle kalın...


Malzemeler
Kek için;
5 yumurta
1,5 su bardağı şeker
1 çay bardağı ılık su
1,5 su bardağı un (ben iki yemek kaşığı daha ekledim)
1 çay bardağı sıvı yağ
1 tutam tuz (çay kaşığının ucu ile)
1 kabartma tozu
1 vanilya

Süt şerbeti için;
4 su bardağı süt
2/3 su bardağı şeker
2 küçük paket krema

Karamel Sos için;
1,5 ajda çay bardağı şeker
1 kutu (200 ml.) krema
2 yemek kaşığı tereyağı
1 çay bardağı süt

Hazırlanışı

Öncelikle kekimizi hazırlayalım. Yumurtaların beyazlarını ve sarılarını ayıralım. Sarılarını şeker ve vanilya ile krema kıvamına gelene kadar çırpalım. Beyazlarını bir tutam tuz ile koyulaşana kadar çırpalım. Yumurta sarılarının içine ılık su ve sıvıyağı ekleyerek karıştırmaya devam edelim. Kabartma tozu ve unu karıştıralım ve sarılara eleyerek ekleyelim. En son yumurta beyazlarını iki seferde ekleyelim ve kaşıkla yavaş yavaş söndürmeden karışıma yedirelim.

Büyük boy dikdörtgen borcamda yapabilirsiniz hatta onun bir boy büyüğü fırın tepsisi daha da iyi olur. Tepsinin altını ve kenarlarını tereyağ ya da margarinle yağlayalım. Önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında pişirelim.

Kekimiz piştikten sonra süt şerbetini hazırlayalım. 2 paket kremayı, sütü ve şekeri şerbeti yapacağımız tencereye alalım ve şeker eriyinceye kadar ılıtalım. Şeker eriyince ılıkken ocaktan alalım. Ilık şerbeti ılık kekin üzerine dökelim.

Sıra geldi karamel sosumuzu yapmaya... Daha önce hiç yapmayanlar endişelenebilirler ama yapınca görecekler ki çok keyifli.

Bu iş için kenarları yüksek bir teflon tava ya da teflon tencere kullanabilirsiniz. Önce şekerimizi tavaya koyalım. Şeker yavaş yavaş eriyecek ve rengi koyulaşacak. Tamamen eriyip sıvı kıvama gelince rengi de karamel rengine dönünce içine tereyağı, kremayı ve sütü ekleyelim. Şeker önce sertleşecek ama korkmayın karıştırmaya devam edin. Isındıkça tekrar eriyecek. Şeker tekrar eriyip sıvı bir karışım haline gelince ocaktan alalım. Aralıklarla karıştırarak biraz ılıtalım. Karamel sosumuzu kekin üzerine dökelim.


Afiyet olsun...



Hayallerinizi süsleyen lezzet olacak... 

12 Ocak 2015 Pazartesi

Ağlayan Kek


Senesi geldi bu ağlayan kekin...
Yazayım da kurtulayım artık...

Tarif Kuzenim Sevinç'ten ama ben tabi ki ufak tefek değişiklikler yaptım ;)
Tarif için teşekkürler şekerim...

Malzemeler
4 yumurta
1 su bardağı şeker
3 yemek kaşığı kakao
2 yemek kaşığı sıvıyağ
4 yemek kaşığı süt
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 su bardağı un

Kekin Üstüne
1,5 su bardağı süt

Kreması için;
1 lt. süt
5 yemek kaşığı şeker
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı tereyağı
1 paket kremşanti
(İsterseniz krema hazırlamayıp sadece kremşanti de hazırlayabilirsiniz, öyle de çok lezzetli oluyor.)

Kremanın üzerine
Çikolata sos
Yeteri kadar süt (Hazır kullandım, her markanın süt ölçüsü değişiyor paketin üstündeki gibi hazırlanacak)


Hazırlanışı

Öncelikle kekimizi hazırlayalım. Yumurta ve şekeri iyice çırpalım, üzerine süt ve sıvı yağı ekleyelim.
Kakao, kabartma tozu, vanilya ve unu karıştırın ve eleyerek sıvı karışıma ekleyin. 
Tepsiyi margarin ya da tereyağ ile iyi yağlayın ve kek karışımını tepsiye dökelim. 
Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirin. 
Kek pişerken kremayı hazırlayabiliriz. Kremşanti hariç tüm malzemeyi bir tencereye alarak pişirelim ve soğumaya bırakalım. Üzerinin kabuklanmaması için aralıklarla karıştırmayı da ihmal etmeyin. Krema soğuyunca kremşantiyi ekleyerek 7-8 dakika mkserleyelim (bu aşamayı kremayı kekin üzerine dökeceğimiz zaman yapabiliriz) . 

Fırından çıkan kekin ilk sıcağı geçince üzerine kürdanla delikler açalım ve 1,5 su bardağı sütümüzü her tarafına eşit şekilde  dökelim. Bu şekilde keki soğumaya bırakalım. 

Soğuyan kekin üzerine kremayı dökelim.

Bu arada çikolata sosunu da üzerinde yazan ölçülere göre hazırlayarak biraz soğutalım ve kremanın üzerine dökelim.

Birkaç saat dinlendirelim (hatta bir gece önceden hazırlarsak çok daha iyi olur).
Dinlendikten sonra servise hazır...

Afiyet olsun...

31 Aralık 2014 Çarşamba

Vestel, Londra’da 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman oldu.

Bugün sizlerle İngiltere’de yaşayan 9 yaşındaki Daisy Ames’in hem umutlandıran hem de gurur veren iyileşme hikayesini paylaşmak istiyorum.

Vestel’in hem Türkiye’de satışa sunduğu hem de dünyaya ihraç ettiği Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi Londra’da ağrılı egzama hastası 9 yaşındaki Daisy Ames’e derman olmuş.
7 alerjen ve 4 bakteriye karşı etkili dünyadaki tek makine olan Pyrojet’in anti-alerjen programı kıyafetlerde etkili hijyen sağlayıp, egzama döngüsünü  kırmayı başararak, küçük kızı iyileştirmiş.
Dört çocuk annesi Laura Ames,  Allergy UK tarafından kendilerine bağışlanan çamaşır makinesinin hayatlarını değiştirdiğini, küçük kızı Daisy Ames’in doğuştan beri ciddi boyutta egzama hastası olduğunu, pek çok cilt tedavi yöntemi denediklerini ama Daisy’nin kabarmış ve iltihaplı yaralarını bir türlü yatıştıramadıklarını söylemiş.
21 milyon alerjik hastaya yardım için kurulan Allergy UK’in aileye bağışladığı  Pyrojet teknolojisine sahip Vestel Çamaşır Makinesi ile ise küçük kızın yaraları birkaç ay içinde iyileşmiş. Artık Daisy’nin bütün kıyafetleri, nevresimleri yeni makine ile yıkanıyormuş.
Konu ile ilgili Vestel Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Ergün Güler’de bu sevinçli haber üzerine, öncelikle bir baba olarak küçük bir kız çocuğunun acı veren hastalığının iyileşmesine katkı da bulundukları için çok mutlu olduğunu aynı zamanda da Vestel ailesi olarak bu önemli başarıya imza attıkları için çok büyük gurur duyduğunu söylemiş.
Bu güzel haberden sonra sizler için bu rekortmen çamaşır makinesinin özelliklerini araştırdım.
Anti-alerjen programı sayesinde hem çocuklu aileler hem de bu tarz rahatsızlığı olan kişiler için tam bir ilaçken aynı zamanda  enerji tasarrufu sayesinde de aile bütçesine de katkısı büyükmüş.
Yeri gelmişken Vestel Rekortmen Çamaşır Makinesi’nin diğer özelliklerinden de bahsetmek gerekirse:
Vestel’in Pyrojet teknolojili rekortmen çamaşır makinesi, A+++ enerji sınıfındaki 8 kg kapasiteli ürünlerden yüzde 70 daha az enerji tüketiyor. Enerji verimliliği ile Alman Elektrik, Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Kurumu VDE’den onay alan Vestel Pyrojet teknolojili çamaşır makinesi, su ve elektrik tüketiminde sağladığı rekor tasarrufla öne çıkıyor. Pyrojet teknolojisi, çamaşır makinesinin yıkama esnasında aldığı suyu kısa sürede arzu edilen sıcaklığa ulaştırıp duşlama yöntemi ile doğrudan çamaşırlarla buluşturarak su ve elektrik tüketiminde gözle görülür düşüş sağlıyor.
Ayrıca, 12 dakikada yıkama yapabilen Süper Hızlı Yıkama Programı’na sahip Pyrojet teknolojili Vestel çamaşır makinesi, kirlilik seviye seçimi ve 22 farklı lekeye uygun yıkama opsiyonu da sunuyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Portakallı Yer Elması


Geçenlerde Aliye Ablam yapmış çok beğendim ve hemen yapılacaklar listesine aldım. 
Her zaman ki gibi orijinal tarifte küçük değişiklikler yaptım.

Tarif için Aliye Ablama tekrar teşekkür ediyorum. 
Ellerine sağlık şekerim...

Malzemeler

1 kg yer elması
1 büyük kavanoz garnitür
1 adet soğan
1 kahve fincanı pirinç
1 portakal
zeytinyağı
Tuz
yarım çay kaşığı şeker
2 su bardağı kaynar su

1 limon (limonlu su hazırlamak için)

Hazırlanışı

Öncelikle yer elmalarını bol suyla yıkayalım. Derin bir kabı soğuk su koyalım ve içine 1 limonu sıkarak limonlu suyumuzu hazırlayalım. Yer elmalarımızı soyalım ve limonlu suya koyalım. Yer elmalarımızı istediğimiz gibi doğrayalım.

Bir tencereye soğanı doğrayalım ve zeytinyağ da hafif kavuralım. Kavrulan soğanların üzerine yer elmalarını atalım ve 2-3 dakika soteleyelim. Garnitürü bir süzgece alalım ve sudan geçirerek iyice süzelim ve kavrulan yer elmalarının üzerine ekleyelim. Yer elmaları garnitürle kavrulurken portakalı sıkalım. Yaklaşık yarım su bardağı olan portakalı iyice kavrulan yer elmasına ekleyelim ve birkaç dakika daha portakal suyu ile pişsin. Bu arada pirinci yıkayalım ve üzerine serpelim. Şekeri ve yeterince tuzu da ekleyerek 2 su bardağı suyu koyalım. Kısık ateşte pirinçler yumuşayana kadar pişirelim.
(Suyu azalır, pirinçler pişmezse azıcık daha sıcak su ekleyebilirsiniz ama dikkat edin yemeğimiz sulu olmasın.)

Yer elması beklediğimden çabuk pişti (yaklaşık 25-30 dakika). 
Aliye ablamda çok çabuk pişiyor, dikkat et, diye uyarmıştı beni. 
Ben de sizi uyarıyorum.


Ellerimize sağlık...

30 Aralık 2014 Salı

Supangle (Ev yapımı)

 


Akşam vakti tatlı krizi tutan ev ahalisine pratik ve lezzetli bir tarif... 


Malzemeler
1 litre süt
1,5 çay bardağı toz şeker

1 kahve fincanı un
1 kahve fincanı mısır nişastası
1 kahve fincanı buğday nişastası
3 çorba kaşığı tepeleme kakao
1 yumurtanın sarısı
1 paket vanilya
3 çorba kaşığı nutella (orjinal tarifte 80 gr. bitter çikolata diyordu, o an evde olmadığı için nuthella koydum. Bence sonuç, başarılı...)


Hazırlanışı

Yumurta sarısı ve bir su bardağı kadar sütü tencereye alalım ve iyice karıştıralım. Bu karışıma,toz şeker, un, nişastalar ve kakaoyu ekleyelim. Koyu olduysa sütle yavaş yavaş açarak pürüzsüz oluncaya kadar karıştıralım. Sütün geri kalanını da ekleyelim ve kaynayıncaya kadar karıştırarak pişirelim. Kaynamaya başlayınca karışıma, 3 yemek kaşığı nuthellayı ekleyerek eriyinceye kadar karıştırarak pişirmeye devam ediyoruz. Nutella da eriyince ocaktan alıyoruz. Aralıklarla karıştırarak 4-5 dakika soğutuyoruz ve en son olarak vanilyayı da karışıma ekleyerek mikserle pürüzsüz hale gelinceye kadar -yaklaşık 5-6 dakika- karıştırıyoruz.

Artık supangleleri kaselere alabiliriz, isterseniz 
kaselerin dibine kek koyabilirsiniz. Üzerini de hindistan cevizi, fındık, ceviz gibi malzemelerle süsleyebilirsiniz. 


İyice soğuduktan sonra servis edebiliriz.


Afiyet Olsun...

(Ben tarifte ve yapılış aşamalarında ufak tefek değişiklikler yaptım ama Orjinal tarif için Bir Tutam Kekik yazarı Ayşegül Hanım'a teşekkürler...)

19 Aralık 2014 Cuma

Çikolata Soslu Dolgu Kek


Daha önce kremşanti ile hazırladığımız keki çikolata sosu ile denedim ve kremşanti sevmeyenler için iyi bir seçenek olabileceğini düşünüyorum. 
Daha önce yaptığımız dolgu kek tarifi...
Ben bu keki çok sevdim, hem çok hafif oluyor hem de yapımı çok keyifli...
Beş günde dört sefer yaparak tarihi bir rekor kırdım. 
Haftaya salı tekrar yapacağım, bu sefer bölüm arkadaşlarımızla yapacağımız küçük bir yeni yıl kutlaması için...

Malzemeler

Kek için;
3 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 çay bardağı (ajda) süt
1 çay bardağı (ajda) sıcak su
1 çay bardağı (ajda) sıvıyağ
2 yemek kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 su bardağı + 2 yemek kaşığı un (un ölçüsü vermeyi sevmiyorum ama bu tarifte un ölçüsü önemli - gayet akışkan bir hamur olacak. Ben ajda çay bardağı kullandığım için 2 su bardağından biraz fazla un kullandım. Siz normal çay bardağı kullanırsanız 2 su bardağından biraz eksik un koymanız gerekebilir. Daha önce de un konusunda uzun uzun yazmıştım, kullandığınız yumurtaların büyüklüğü bile kıvamı etkileyebiliyor.)

Krema için;
4.5 su bardağı süt
1 su bardağı un
1 su bardağı şeker
1 yemek kaşığı tereyağı
1 paket vanilya

Üzeri için;
1 Poşet beyaz çikolata sosu
Süt (poşetin üzerindeki tarife göre) 

Üzerini süslemek için;
Damla çikolata

Hazırlanışı

Öncelikle kekimizi hazırlayalım. Bunun için yumurta ve şekeri kabarana kadar çırpın. Süt ve yağı ekleyerek çırpmaya devam edelim. Sıcak suyu yavaş yavaş mikserin üzerinden dökerek hızlıca karıştıralım. En son un, kakao, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyerek karıştıralım.

Margarinle yağlanmış büyük boy borcam tepsiye hamuru döküp önceden ısıtılmış 190 derecelik fırında pişirelim. Yaklaşık 30 dakikada pişti. Siz yine de keke kürdan testi yapın ve kürdan kuru çıkıyorsa fırından alalım.

Kekimizi pişirirken kremamızı hazırlayalım. Süt, un, şeker ve tereyağı hep birlikte tencereye koyup karıştırarak pişirelim. Kaynamaya başlayınca kremamızı  ocaktan alalım. İlk sıcağı çıkınca -yaklaşık 5 dakika bekletip- vanilyasını ekleyelim ve en az 5-6 dakika mikserleyerek pürüzsüz bir kıvama getirelim.

Çikolata sosunu üzerinde yazan tarife göre hazırlayalım. Sosumuz soğurken aralıklarla karıştıralım ki üzeri kabuklanmasın.

Kek ılıyınca, yuvarlak dar bir kalıpla ya da benim gibi  krema sıkma torbasının ucunu kullanarak aralıklı oyuklar açın. Fotoğraflı tarif için tıklayın...

Hazırladığınız kremayı yeniden çırpın ve kekin üzerine oyukları dolduracak şekilde dökün. Kalan kremayla kekin üstünü tamamen kaplayın.

Krema ılıkken koyabilirsiniz. Hazırladığımız çikolata sosunu da kremanın üzerine dökelim.

En az 2 saat dinlendikten sonra servise hazır...

Afiyet olsun...