13 Ağustos 2014 Çarşamba

Yoksa sizin evde yemek seçen biri mi var?

Çocuğunuzu her şeyden çok sevdiğinizi biliyoruz. Sizin için hayattaki en önemli şey, büyüme çağındaki çocuğunuzun iyi beslenmesi ve dolayısıyla gelişimini en iyi şekilde tamamlayabilmesi. Bunun için de, çocuğunuzun düzenli olarak, birçok gıdadan yemesini istiyorsunuz. Haklısınız... Ama bazı şeyler zaman alır.

Çocukluk ve okul öncesi dönemde, iştahsızlık ve yemek seçme, çok sık rastlanan bir durumdur. Türkiye’de 10 yaş altı her 3 çocuktan 1’i yemek seçiyor¹. Hemen panik yapmadan önce, çocuğunuzun yemek seçen bir çocuk olup olmadığını anlamak için, testimize katılmaya ne dersiniz?

http://vitasure.com.tr/cocugum-yemek-seciyor/yemek-secen-cocuk-testi²

Yemek seçme ile baş etmenin en önemli yolu, ebeveynlerin yeme düzeni kurması, çocuğun aile sofrasının bir parçası olmasını sağlaması ve çocuğa kendi yeme alışkanlıkları ile örnek olmalarından geçer. Ebeveynler doğal yiyecekler ile dengeli bir beslenme alışkanlığı oluşturmayı başarırlarsa, en mutlu sofraların da temeli atılmış olur.

Tabi bütün bu davranışlar, zamanla şekillenir. Bu sürede, çocuğun beslenmesinin eksik kalmadığından emin olmamız da gerekir. Beslenmesi, protein, karbonhidrat ve yağ gibi makro besinler ile vitamin, mineral gibi mikro besinleri dengeli ve içeriği çocuğun ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirilmiş besin takviyeleri ile desteklenmelidir. Tüm bunlar gözünüzü korkutmasın, besin takviyeleri de lezzetiyle sizi şaşırtabilir.

İşte bu süreçte, sizi VitaSure ile tanışmanızın tam zamanı! VitaSure, tam ve dengeli beslenmeye destek olmak için özel olarak geliştirilmiş, takviye edici gıdadır. Vitaminler, balık yağları gibi takviyeler sadece mikro besinleri ve esansiyel yağ asitleri desteklerken, VitaSure bunlara ek olarak, protein, karbonhidrat ve yağ gibi büyümenin yapı taşları olan makro besinleri de içerir. Vanilya ve çikolata aromalı çeşitleri ile farklı lezzetler sunar.

Çocuğunuz doğru beslenme alışkanlığı kazanana dek, sağlıklı büyümesine ve zihinsel gelişimine yardımcı olmak için lezzetli yardımcınız VitaSure, hep yanınızda.

http://vitasure.com.tr/

1.IPSOS 2011, 1-10 yaş arası çocukları olan 815 anne ile 12 şehirde Türkiye temsili örneklemle yapılmış Anne Araştırma Sonuçları.

2.Kerzner B. Clinical investigation of feeding difficulties in young children: a practical approach. Clin Pediatr 2009 48:960  

Bir boomads advertorial içeriğidir.

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Mozaik Pasta

 Bu tarif Serpil'imin...

Çok çok uzun yıllar önce Serpil bu pastayı,  Hakan'ın Asker Mevlid'i için hazırlamıştı. Hakan çok beğendi ve bunun üzerine askerliği süresince Bilecik ve Diyarbakır'a  ne zaman ziyarete gitsek, bu pasta hep yapılmıştı.

Ramazanda gündüz canımız tatlı istiyor, iftardan sonra çok bir şey yiyemesek de... Hafif birşeyler yapayım diye tarif defterini karıştırıyordum ve bu tarif gözüme ilişti. Beni çok çok uzaklara götürdü. Hakan askerden geldiğinden beri -yaklaşık bir on sene oldu, sanırım- hiç yapmamıştım.

Askerde olan bütün çocuklarımızın sağ sağlim evlerine dönmesi dileğiyle...

Malzemeler

1 çay bardağı pudra şekeri
4 yemek kaşığı kakao
3 tatlı kaşığı neskafe (ben koymadım)
2 tatlı kaşığı tereyağ
1 paket kremşanti
1 su bardağı soğuk süt
2 paket petibör bisküvi (robottan geçirilmiş)
Damla çikolata
Ceviz

Üzeri için;
Çikolata sosu
Yeterince süt  (farklı markaların farklı gramajları mevcut)
(İsterseniz süslemek için sıvı çikolata sosu da kullanabilirsiniz.)

Hazırlanışı 

Öncelikle süt ile kremşantiyi iyice çırpıyoruz. Uygun kvama gelince bisküvi hariç diğer malzemeleri ekliyoruz. En son bisküvileri de ekleyerek iyice karıştırıyoruz.

Strechfilm serilmiş bir kalıba alalım ve en az bir gece buzlukta dinlendirelim.

Servis yapacağınız zaman hazırlayıp soğuttuğunuz çikolata sosunu kullanabilirsiniz. Uzun süre buzdolabında bu şekli ile muhafaza etmek mümkün.

Afiyet olsun...





24 Temmuz 2014 Perşembe

Kelebek Kovalarken...

Kelebek avcısı yavaşça avına yaklaşıyor...
Beyaz çiçeklerin arasında beyaz kelebekçik...
Kuzey mi kelebekle oynuyor, kelebek mi Kuzey'le belli değil...
Ama bu iş çok dikkat isteyen ciddi bir iş...
Aslında niyetimiz yakalamak değil, sanırım daha çok kovalamak...
Kelebeğe yapılan övgüler, iltifatlardan bahsetmiyorum bile...
Konuşarak ikna çalışmaları da başarısız...
(Bu konuşmaları videoya çekmediğime çok pişmanım.)
Sonunda kaçtı yaramaz kelebek...
Kuzey kelebeği yakalayamadı ama kelebek onu yakaladı...

Sema Teyzesi kelebeği kondurdu burnumuza...
İşte bu da mutluluğun resmi...
Çocuk olmak işte böyle bir şey sanırım...
İçinde ki çocuğu hiç kaybetmemen dileğiyle...

(Yer: Sema Teyzesinin bahçesi...)

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Erişteli Tarhana Çorbası


Tarhana çorbası bir klasik...

Tarhana çorbasının birçok yörede kendine özgü yapılış ve pişirme farklılıkları olsa da bu coğrafyada bulunan herkesin çorbası sanırım.
Değişik sunumlar ile farklı lezzetler katmak ve sunumu özgünleştirmek de mümkün...

Besleyiciliğinden, sağlıklı oluşundan falan bahsetmiyorum bile...

Ölçüsüz olarak ben de kendi çorbamdan bahsedeceğim.
Birazcık sıvıyağda, salça kokusu çıkıncaya kadar kavrulur. İçine 1-2 diş sarımsağı (önce bıçağın yanı ile ezilmiş daha sonra incecik doğranmış) da atalım. Dikkat edin, salçayı kavururken sarımsakları yakmayın. Daha sonra yapacağınız çorbanın miktarına göre suyu konulur. Suyumuz soğuk olacak. Çorbanın suyuna göre tarhanamızı ekleyelim ve topaklanmaması için kaynayıncaya kadar karıştıralım.
Çorbamız kaynayınca içine tuzunu ekleyelim ve çorbalık eriştemizi atalım. 
Eriştemizin çok olmamasına dikkat edin. 
Eriştelerimiz pişince isterseniz biraz nane atın ve ocaktan alın.

Kokusu sizin burnunuza da geldi mi? 

Afiyet olsun...

22 Temmuz 2014 Salı

Şiş Köfte

 
Pişmiş halinin fotoğrafı yine yok...
İftar daveti için hazırladığımız köftelerin fotoğrafını çekmeyi iftar telaşında unutmuşum.
 
 Oğlum artık kendi alış verişini kendi yapıyor.
Geçen hafta sonu paşaya ayakkabı almaya gittik. Satıcı kız "nasıl bir şey bakmıştınız" diye sordu.
Bizim bilmiş "düğmesine basılınca açılan, düğmesine basılınca kapanan bir ayakkabı istiyorum" dedi.
Kızcağız şokta, ne dese bilemedi. Biz çok güldük.
En sonunda rahat giyip çıkartabileceği bir ayakkabıya ikna oldu.

Teknoloji oğlumun hayal gücüne yetişemese de yeni nesil umut vadediyor.

 
 
Malzemeler
1 kg kıyma
1 yumurta
1 adet kuru soğan (rendelenmiş)
Ekmek içi (siz ayarlayacaksınız)
Bol miktarda kekik
Kırmızı biber
Karabiber
Tuz
 
Şişe dizerken kullanmak için
Yeterince domates ve biber
 
Hazırlanışı
 
Köfte malzemelerini kullanarak köftemizi yoğuralım. Köfteniz çok kuru olursa, elinizi azıcık ıslatarak yoğurun.
 
Yaklaşık yarım saat kadar dinlendirirseniz daha iyi olur.
 
Köftelerimizi fotoğraftaki büyüklükte yuvarlayarak şekil verelim.
 
Domates ve biberi kullanarak istediğimiz şekilde şişe dizelim.
 
Önceden ısıtılmış 220 derecelik fırında pişirelim.
 
Afiyet olsun...




15 Temmuz 2014 Salı

Kremalı Tavuk Sote

 
Ramazan da değişik lezzetler arayanlar için ideal bir tarif...
 
Malzemeler

750 gr. tavuk eti (but)
2 adet orta boy soğan
300 gr. mantar 
2 adet havuç
4 adet yeşil biber
1 kutu krema
1 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı tereyağı
1 çay bardağı süt
Sıvıyağ
Karabiber (ben kullanmadım)
Köri (Tavuk için hazırlanmış damak tadınıza uygun özel baharat karışımları kullanabilirsiniz.)
Tuz

Hazırlanışı

Tavuk etlerini parmak şeklinde uzun doğrayalım.
Havuç ve biberleri uzun uzun, mantarları ise iri doğrayalım.

Soğanları incecik doğrayalım ve tavuklarla birlikte azıcık sıvıyağ ile harlı ateşte sotelemeye başlayalım. Tavukların rengi hafif değişince içine havuç, biber ve mantarları ekleyip kavurmaya devam edelim. Ateş hala harlı...

Başka bir tavada tereyağını koyalım ve unu pembeleştirelim. İçine süt ve kremayı ekleyelim. kaynayınca içine tuz ve köriyi ekleyelim.


Sebzeler ve tavuk pişince üzerine hazırladığınız sosu ekleyelim ve tavuklar sosu çekip iyice kaynaşıncaya kadar pişirelim.

Ben eklemedim ama isterseniz ocaktan alırken karabiber ekleyebilirsiniz.

Sıcak sıcak servis yapalım.

Afiyet olsun...
 


14 Temmuz 2014 Pazartesi

Mısır Çorbası

 
Biraz arşivi genişletmek gerek...
Efecan'ın da dediği gibi çok yönlü çalışmalar yapmalıyız.
Sadece pasta, börek değil; tencere yemekleri arşivimizi de genişleteceğiz.
Bu çalışmalara çorbalardan başlayalım dedim.
Sevgiyle kalın...
Bu tarif Aslı'nın...
 
Malzemeler
1 kutu konserve mısır
1 adet havuç
2 yemek kaşığı un
1 su bardağı süt
Sıvıyağ
Dereotu
Tuz
 
Hazırlanışı
Havucu rendeleyelim ve biraz sıvı yağda kavuralım. Mısırın yarısını robottan geçirelim geri kalan yarısını daha sonra kullanmak üzere kaldıralım. Havuç biraz kavrulunca mısırın robottan geçirdiğimiz kısmını da tencereye ekleyelim ve iyice kavuralım. 2 yemek kaşığı un ekleyelim ve un kokusu gidinceye kadar kavurmaya devam edelim. Daha sonra çorbamızın suyunu koyalım. İşte bu kısım göz kararı...
 
Sevdiğiniz kıvama göre suyunu ayarladığınız çorba kaynayıncaya kadar bekliyoruz ve kaynayınca içine bütün olan mısırlarımızı ekliyoruz. Çorbamız tane mısırlar pişinceye kadar kısık ateşte kaynasın.
 
Mısırlar pişince içine 1 bardak süt ve tuzunu ekleyelim. Sütü koyduktan sonra 5-6 dakika daha kaynasın ve çok ince doğranmış dereotunu ekleyelim.
Artık hazır olan çorbamızı ocaktan alabiliriz.
 
Afiyet olsun...