google-site-verification: google601c61c448c195d7.html Fincan Teyze: Ağustos 2012

28 Ağustos 2012 Salı

Sarığı Burma / Burma Baklava (Bayram Tatlıları)


Acilen fotoğraf makinası almam gerek...
Bugün makinadaki fotoğrafları bilgisayara aktarırken fotoğrafların bir kısmının olmadığını fark ettim.
Fotoğrafları çekerken "kayıt ederken bir problem oluştu" gibi bir ikaz geldi.
Ben son çektiklerim sanmıştım.
Ancak buyük bir kısmını kaydetmemiş. Kayıtlı olanların bir çoğuda silinmiş.
Kurtarabildiklerim...
Tatlımızın pişmiş ve en son şerbetlenmiş hali yok.

Bazı şeyler kısmet işte...
Ben de Yeşim'e söz vermiştim bol fotoğraf çekeceğim diye...

Bu tarifi Swotpisces'in sayfasından aldım.
Tarif için tekrar teşekkürler... 

Malzemeler
1 yumurta
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çorba kaşığı sirke (nar sirkesi kullandım)
1/2 paket kabartma tozu
1 çimdik tuz
aldığı kadar un.

Üzeri için;
150 gr. tereyağ (eritilmiş)

Şerbeti için;
4 su bardağı şeker
3 su bardağı su
2-3 damla limon suyu

Hazırlanışı

Ben önce şerbeti hazırlıyorum ki tatlı pişene kadar şerbet soğusun.

Şekerle suyu kıvam alıncaya kadar kaynatalım. Kıvam aldıktan sonra limon suyunu da ekleyerek birkaç dakika daha kaynatıp, ateşten alarak soğumaya bırakalım.

Diğer malzemeler ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlayalım.

Bu hamur, üzerine temiz bir bez örterek en az 1 saat  dinlendirilir. Hamur 12 bezeye ayrılır ve bir süre daha böyle bekletilir. Bu bezeler un/nişasta yardımıyla teker teker açılır.

Eğer açarken zorlanıyorsanız. Merdane ile tabak büyüklüğünde açıp, daha sonra oklavayla inceltebilirsiniz (Bana merdane ile açmak daha zor geliyor)
Ben bu boyuta kadar un ile bundan sonra nişasta ile açıyorum.

Siz daha da ince açabilirsiniz. Benim masamın boyutu bu kadara izin veriyor.
Masa örtüsünün deseni görünecek kadar ince açmak yeter diye düşündüm ;)  
Açılan hamura ceviz dökülür. 
Oklavaya sarılır.
Sonra iki yandan içe doğru büzülür. 
 Katlarını bozmadan dikkatlice oklavadan çıkarılır.
İstenilen boyutlarda kesilerek tepsiye dizilir.

Ben bir tepsiyi böyle yaptım.
Böylede çok güzel oldu ama kenarlar ortalara göre biraz ince kaldı ve keserken de biraz katları açılıyor.
Diğer tepsiyi değişik şekilde yaptım.
Hamuru açtıktan sonra dörde böldüm ve cevizini serptim.
Bu aşamalarıda tek tek fotoğraflamıştım ama ;(
Sonra her parçayı orta kısmından dışarı doğru tek tek oklavaya sardım ve büzdüm.
Şekilleri daha güzel oldu.

Güncelleme (31.08.2012)
İnanmayacaksınız ama hazırlık aşamasını cep telefonumla da çekmişim.
O fotoğraflarıda ekleyim istedim.
Bu iki fotoğraf yeni...



Sanırım benim tepsim biraz küçük geldi.
Swotpisces'in yaptıkları daha ayrık dizilmişti.
Sanırım ayrık dizilirse daha kıyır kıyır olur.
Ama lezzet olarak benim tatlımda muhteşem oldu.

Eritilmiş tereyağını da tatlımızın üzerinden gezdiriyoruz ve doğru fırına...

Ben 190 derecede iyice kızarıncaya kadar pişirdim.
Tatlı sıcak, şerbet ılık/soğuk arası olacak şekilde şerbetini verdim.

Kızarmış ve şerbetlenmiş halini hayal gücünüze bırakıyorum ;)

Afiyet olsun...

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Etli Kabak Dolması


Bayramdan sonraki üç günü de izin alarak iyice dinlendim.
Oğlumla vakit geçirmek çok keyifliydi.
Bugün beni evde göremeyince nasıl olur onu bilemiyorum.
Bu dokuz günü özetlemek gerekirse;

Cumartesi günü kendimi aştım ;)
Sevgili Şevket Babama (kayınpederim) ve Nevin Anneme (kayınvalidem)
-Patatesli Kıymalı Poğaça (daha önce peynirlisini yapmıştım, sadece iç malzemesi patatesi rendeledim ve biraz sıvıyağda kavurdum. Kıymayı ayrı kavurdum ve kavrulan patatese ekleyerek tuzunu baharatını ekledim birkaç dakikada birlikte kavruldu.)
Annemler için;
-Sarığı Burma (sabah çanta değiştirdim, fotoğraf makinasını yanıma almışım ama fotoğrafları bilgisayara aktarmak için kullandığım ara kabloyu unutmuşum. Bu nedenle fotoğraflar yarın...)
Kendi evime;
-Sarığı Burma Tatlısı
- Sodalı Börek

hepsini ben yaptım ;)
sanırım mutfağa girince kendimi kaybediyorum ;)
(böyle sayınca az görünüyor; 2 tepsi laz böreği, 2 tepsi sarığı burma, 4 tepsi poğaça, 2 kg yufkadan Tavuklu mantarlı bohça böreği, 2 tepsi sodalı börek. Sodalı böreği ve bohça böreğini pişirmedim. Bayramın ikinci günü sabah taze taze pişirdim, çok da güzel oldu.)

Pazar Günü geleneksel bayram kahvaltımız ve aile büyüklerini ziyaret...
Bayramın Birinci günü kimseyi arayıp bayramlaşamadım.
Telefonumu sevgili oğlum arefe günü akşam sakladı.
Çaldırsaydın, dediğinizi duyar gibiyim ;)
Benim oğlum işini tesadüflere bırakmaz. Telefonu bir şekilde kapatmış (yere düşürmüşte olabilir)
Bütün evi aradık telefon yok.
Bu ara ev toplama merakımız var; yastıklar vestiyerden, kepçe-maşa gibi mutfak eşyaları yataklardan çıkabiliyor. Eskiden belirli yerlere saklıyordu. Büyüdükçe alternatifleri artıyor.
Kısaca telefonumu Bayramın 2. günü akşamı mutfaktaki erzak dolabında tesadüfen buldum.

Pazartesi ve Salı Günü evdeydik.
Misafir ağırladık.
Benim en büyük yardımcım Kuzey Efendi her zaman ki gibi iş başındaydı.
Salı sabahı teyzemler geldi, sohbet çok keyifliydi. Biz ailecek çayı çok severiz (karadenizliyiz ya!). Onlar kalktığında çay bardakları sehbalardaydı. Kapıdan uğurladık, salondaki bardakların bir kısmını aldım, mutfağa götürdüm. Geri dönüp diğerlerini alacağım ama benim hamarat oğlum iş başında, bir şekerlik şekeri halının ortasına dökmüş üzerine de yarım bardak çayı gezdiriyor.
Bir de mutlu, heyecanlı...
"Eh! Kuzey" dedim. "Anneciğim, hani onlara dokunmuyorduk" diye, devam ettim.
Ne dese beğenirsiniz "ama anne iş yapıyorum, yardım ediyorum" dedi.
Ne denir ki bu durumda "hadi anneciğim ben burayı toplayım, sen oyuncaklarını topla" dedim.
"mam" (bu "tamam" demek) dedi ve gitti.
Geçen sene bayramda da içi renkli deniz kumu olan vazoyu dökmüştü.
Çay-şekere razı olursunuz. Her yere yapışıyor elektrik süpürgesi bile çekmiyor yapışanları, bayram günü bütün salonu silmek zorunda kalmıştım.
Belki inanmayacaksınız ama beni tanıyanlar bilir, ben bunlara hiç kızmıyorum.
Bu o çocuğun hatası değil.
Benim bunları düşünüp önlem almam gerekirdi
ve dua ediyorum ki kendine bir şey olmadığı için...
Kirlenen temizlenir, kırılanın yenisi alınır.
Ama çocuklarımızdan daha kıymetli bir şeyimiz yok (olanlar da varsa bir düşünsün!)
Ya kendilerine bir şey olsa...
Kalplerini kırmanın, bağarıp-çağarmanın da fiziksel şiddetten daha zararlı olduğunu düşünenlerdenim.
Olmuyor mu?
Mutlaka oluyor ama çok şükür benim ki planlı bağırıp-çağarma ve fırçanın dışında kalıyor.
İlk tepki "Eh! Kuzey"
 ...

Bu bayram çoğu arkadaşımız ve akrabalarımız şehir dışındaydı.
Sanki biraz buruk geçti bayram...
Belki de alışık olduğumuzun dışında olduğu için ;)
Neyse, yine de bayram doğası itibariyle çok güzel...

Diğer günlerde bolca oğlumla ve eşimle vakit geçirdim.
gezdik, tembellik ettik...

Oğlum hergün yeni bir şey keşfediyor.
İyice dili çözüldü.
Belli yakıştırmaları var ki gülmekten ölürsünüz.
İlk aklıma gelen "1-1-3".
"1-1-3" deyince aklınıza ne gelir.
Akçakoca'ya gittiğimizde kaldığımız evin tam karşısına her akşam trafik ekip otosu park ediyor, orada ellerinde telsiz anonslar yapıyorlardı. Bizim meraklılarda balkonda onları izliyorlardı. İlk günlerde elini telsiz yapıp, "1-1-3 sağa çek, önüne bak" gibi anonslar yapıyordu.
Polislerin adıda "1-1-3" kaldı.
Şimdi nerede polis arabası görse "anne bak, 1-1-3" diyor.

Bugün iş başı ;) 

Etli kabak dolması diye başladık iş nereye geldi.
Neyse tarife geçelim ;)
Bu dolmalar bayramdan önce yapılmıştı, bugün yeni fotoğraf olmadığından bununla idare edeceksiniz.


Malzemeler

1 kg kabak
50 gr margarin

İç malzemesi için

300 gr kıyma
1 çay bardağı pirinç
1 yemek kaşığı salça
2 adet rendelenmiş domates
2 soğan (biri rendelenecek, biri incecik doğranacak)
yarım çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı su
yarım bağ maydanoz
2-3 dal dereotu
Karabiber
Kırmızı biber
Kekik (bolca)
Nane
Tuz

Hazırlanışı

Bütün iç malzemeleri karıstırılır. Baharatları kendi damak tadınıza göre ayarlarsınız.

Kabakların sap kısmı kesilir ve içi güzelce oyulur. İçlerine parmağımla tuz sürüyorum yoksa tadı sası oluyor.

İç malzemesi fazla sıkıştırmadan konulur ve kapaklar üzerine kapatılır.

Tencereye dizilir. Üzerini geçmeyecek hatta bir parmak altında kalacak şekilde su konulacak.

Üzerine 50 gr. margarini doğruyorum. Tereyağ koymak isteyebilirsiniz yalnız ben denedim çok ağır oluyor. Yine de tercih sizin.

Ben düdüklü tencerede 15 dakika pişiriyorum.

İsterseniz normal tencerede de pişirebilirsiniz. O zaman da kaynayıncaya kadar harlı ateşte, kaynayınca kısık ateşte pişireceksiniz. Ne kadar sürer bilemiyorum, kabaklar pişinceye kadar diyelim ;)

Şu güzelliğe bir bakar mısınız?

Kuzey'in nazlanmadan yediği tek sebze olduğu için her hafta mutlaka ya yemeği ya dolması olur.

Et yemediği için bol kıymalı pişer ki, et ihtiyacını da biraz olsun karşılasın.

Afiyet olsun... 



17 Ağustos 2012 Cuma

Vişne Reçeli

En sevdiğim reçel...


Evde yapılan reçelin tadını hiçbir şey tutmuyor.
Hepsinin içinde de vişne reçelini çok severim.
Aslında bu sene başka reçellerde yaptık ama onları yazmamışım.
Tatlı canavarı Kuzey için annemin yaptığı şekersiz kayısı marmelatını da en kısa zamanda paylaşacağım.
Kuzey tatlıya çok düşkün olduğu için değişik alternatifler üretiyoruz.
Yani paşamın reçeli özel ;)
Hiç şeker kullanmadan yapılıyor.
Hem sağlıklı hem de besleyici oluyor.
Ama bugün vişne reçelini nasıl yaptığımı paylaşacağım.


Malzemesi
2,5 kg vişne
10 su bardağı toz şeker
1 su bardağı su
2-3 damla limon suyu (ya da küçük bir parça limon tuzu)

Hazırlanışı
Aslında vişneyi 3 kg aldım. Önce güzelce yıkanıp ayıkladım. Vişnenin çeri, çöpü, çekirdeği çıkınca yaklaşık 2,5 kg kaldı. Şekerini de ona göre hesapladım (1 su bardağı = 250 gr. şeker).

Ayıkladığım vişneyi reçel tenceresine koyup üzerine şeker koydum ve kapağını kapatarak bir gece sulanması için bıraktım.


Hiçbirşey yapmıyorsunuz, durdukça kendisi sulanıyor.

İyice sulanıp, şekeri eriyince 1 su bardağı su ekleyerek pişirmeye başlıyoruz.
Kaynayınca ocağı iyice kısmak gerek çabuk taşar.
İstediğiniz kıvama gelinceye kadar pişiriyorsunuz.
Vişnenin miktarı ve ocağa göre pişirme süresi değişiyor.
İstediğiniz kıvama geldiğinde 2-3 damla limon suyu ekledim (limon suyu yerine limon tuzu ile daha güzel olur, evde o an yoktu onun için limon suyu kullandım).
Bir taşım daha kaynattım ve ocağı kapatarak soğumaya bıraktım.
Soğuyunca kavanozlara alabilirsiniz.

Afiyet olsun...


16 Ağustos 2012 Perşembe

Biber Salçası Yapımı (Kışa Hazırlık)


Kış hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor.
Biber salçamızı da yaptık. Gerçi bu bize yetmez biraz daha takviye etmek gerekecek sanırım.
Eskiden annemler biber salçası yaparken bahçeye kazanlar kurulur, kaynar da kaynardı.
Birkaç senedir yöntemi değiştirdik.

Anlatayım;

Kırmızı biberleri aldık (10 kg).
 Biberler güzelce yıkadık ve ayıkladık.

Biberleri incecik olana kadar robattan geçirdik.

Robotta çekilmiş biberleri tepsilere döktük.

Tepsileri Güneş'e koyduk ve 5-6 gün ara ara karıştırarak güneşlendirdik.



Güneşlendikçe suyunu çekiyor.
O tepsilerden bu kadar salça çıktı ;)

En son tuzunu atıp kavanozlara koyduk.

Kışında afiyetle yiyeceğiz ;)

Ölçülere gelince 10 kg kırmızı biberden 1,5 kg (1,5 salça kavanozu) salça oldu.

Ama kokusunu tarif edemem, muhteşem.

Sevgiyle kalın...

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Yassı (Taş) Kadayıf

Ben daha önce hiç denememiştim. Bir arkadaşım Ramazanlarda sofrada Osmanlı'dan kalma değişik bir lezzet olduğunu söyledi. Ben de denemeye karar verdim.

İnternette biraz araştırma yapınca Malatya taraflarında daha çok yapıldığını öğrendim.

Berfend Ber bloğunda;

İlk Türkçe yemek kitabı olarak tarihimizde yerini almış, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane hocalarından Mehmet Kamil Efendinin 1844 yılında İstanbul’da taşbasması (lito) olarak basılmış eseri, Melceü’t Tabbahin, ( Aşçıların Sığınağı ) adlı eserinde " Yassı Kadayıf " tatlısının tarifi aynen şu şekilde verilmektedir;


Yatsı Kadayıf: Tvr-ı tabhi : Miktar-ı vâfi yatsı kadayıf tedarik ve cem' ettikten sonra bir kap içinde beş-on yumurta çalkayıp kadayıfları bulayıp yanmış kızgın rugan-ı sade içinde ve har ateş üzerinde kızartıp çıkarıldıkta kıvamlıca asel veya şeker kaynar iken içine atıp yine der-akap çıkarıp tabağa istif edeler. Sıcağıyle tenavül buyurula yahut sahan içinde istif eder iken aralarına fındık serpip ve bir-iki fincan su koyup beş-on dakika kaynatılsa yumuşak ve nefis olur...


böyle bir tarifi olduğunuda öğrendim ve sizlerle paylaşmak istedim.

Malzemesi

yarım kg. yassı kadayıf (Ramazan Ayında yufkacılarda bulmak mümkün)

Bulamak için 3 yumurta,
Kızartmak için sıvıyağ,
Şerbeti için 3 su bardağı şeker, 3 su bardağı su, limon

Hazırlanışı

Yumurtaları bir kapta güzelce çırpıyoruz.

Hazır kadayıfları (kadayıfların kenarlarını 1-2 mm kesebilirsiniz, ben kesmedim.) yumurtaya bulayarak kızgın yağda kızartıyoruz.


Daha sonra hazırladığımız şerbetin (sıcak olacak) içine atarak 3-5 dakika bekletiyoruz.

Şerbetle kaynatılmasını söyleyen tariflerde var ama ben kaynatmadım.

Şerbetten çıkardığımız tatlılar sıcak sıcak servis yapıyorsunuz.

Fındık, ceviz, kaymak ya da dondurma çok yakışıyor.
Biz hepsini denedik ;) 
Nüfus kalabalık olunca herkes kendi damak zevkine göre süsledi.
Çocuklar çok beğendi.
Benim kızartma tatlılarla aram çok olmadığı için bu lezzeti onlara bıraktım.

Afiyet olsun...


10 Ağustos 2012 Cuma

Tulum Peynirli Semizotu Salatası

Bugün yarım işleri tamamlıyorum.
Daha önce Sevgili Reyhan'ın Anne Eli Gibi bloğunda gördüğüm salatayı
küçük değişiklikler yaparak hazırladım.
Her şekli ile çok lezzetli oluyor.
Değişik versiyonlarını deniyorum. İki ayrı şeklinide sizlerle paylaşacağım.
Tulum peyniri semizotuna çok yakışıyor ;)

 Tarif 1 (yukarıdaki fotoğraf)
Malzemesi
Yarım bağ semizotu
2 adet közlenmiş kırmızı biber
6-7 adet yeşil soğan
yarım bağ maydanoz
2 adet kabuğu soyulmuş domates
Tulum peyniri
Sosu için;
Nar ekşisi
Limon suyu
1 diş sarımsak
Zeytinyağı
Tuz

Hazırlanışı
Semizotu atıklanır, yıkanır ve iri iri doğranır. Yeşil soğan, maydanoz, kırmızı biber, domates ince ince doğranır ve eklenir.
Tulum peynirini ezdim ve yaklaşık 2 yemek kaşığını üzerini süslemek için ayırdım. Geriye kalan tulum peynirini ve sosunu ekleyerek karıştırdım.
Üzerini tulum peyniri ve nar ekşisi ile süsledim.

Tarif 2 (aşağıdaki fotoğraf)
Malzemesi
Yarım bağ semizotu
6-7 adet yeşil soğan
yarım bağ maydanoz
2 adet kabuğu soyulmuş domates
Tulum peyniri
Sosu için;
Nar ekşisi
Limon suyu
Zeytinyağı
Tuz
Hazırlanışı
Semizotu ayıklanır, yıkanır ve iri iri doğranır. Yeşil soğan, maydanoz, domates ince ince doğranır ve karıştırılır. Sosunu ekleyerek karıştırılır.
Tulum peynirini ezip, tamamını üzerini koydum. 





Birincisinde kırmızı biber ve sarımsak var ve tulum peynirini salatanın içine karıştırmak lezzeti arttırıyor. Benim favorim kesinlikle birinci ;)

Tercih sizin...

Afiyet olsun...

Etli Mevsim Türlüsü

Bence yazın yapılacak en güzel yemek...
Hem pratik hem de sağlıklı...
Evde ne varsa birer avuç atıyorsunuz, bir dünya oluyor ;)

Malzemesi

500 gr. kuşbaşı et
yarım kg. kadar taze fasülye
3 adet kuru soğan
4 adet patates
2 adet patlıcan
5-6 domates
Sıvıyağ
Tuz

Hazırlanışı

Bütün sebzeleri, ayıklıyoruz, yıkıyoruz ve istediğimiz şekilde doğruyoruz. Ben biraz iri doğruyorum, sebzeler dağılmasın diye...

Tencerenin en altına soğanları ve kuşbaşı eti diziyoruz.

Üzerine fasülyeleri, patlıcanı ve patatesi sırası ile diziyoruz. En üste kabuğunu soyup, halka halka doğradığımız domatesleri diziyoruz.

Hepsinin üzerine tuzunu atıp, sıvıyağ gezdiriyoruz.

Önce harlı ateşte, sonra kısık ateşte karıştırmadan pişiriyoruz.

Benim sebzelerim çok tazeydi ve domateslerim suluydu, onun için hiç su koymadım. Siz bir çay bardağı kadar su ekleyebilirsiniz.

Ben elektrikli pişirme tenceresi kullandım, yaklaşık 2,5-3 saatte yakın pişti. Güveçte de pişirebilirsiniz.

Garnitürlü Enginar Salatası




Malzemeler
5 adet enginar (konserve kullandım)
370 gr. garnitür (orta boy kavanozlarda olanlardan)
1 kuru soğan
1 tatlı kaşığı şeker
Tuz
Yarım limon suyu
yarım su bardağı zeytinyağı (birazını soğanları kavururken, birazınıda sosuna)

Hazırlanışı

Önce kuru soğanı küçük küçük doğradım ve çok az zeytinyağı koyarak tencerede soteledim.

İçine suyunu süzdüğüm garnitürleri ekledim. Biraz da onlar kavruldu.

Enginarları küp küp doğradım (metal bıçak karartabilir, ben metal olmayan salata bıçağı kullandım) ve tencereye ekledim.

Hepsini 1-2 sefer karıştırdıktan sonra şeker, tuz, limon ve zeytinyağını birliriyle karıştırdım. Bu sosu enginarlara ekledim.

Yüze yüz sıcak su koyarak, kısık ateşte 30-40 dakika pişirdim (ocağın şiddetine göre pişirme süresi) değişebilir.

Ilık ya da soğuk servis yapın.

Afiyet olsun...

İftar Sofrası


Pazar Günü Amcamları iftara davet etmiştik.
Bu sofranın tariflerini 1-2 gün içerisinde yazmayı planlıyorum.
Keyifli bir akşam oldu.

- Mercimek Çorbası
- Et Kavurma
- Pilav

İftariyelik
(Bal, kaymak, tereyağ, kayısı reçeli, vişne reçeli, badem, ceviz)

Zeytinyağlı Yaprak Sarması

Dün blogda arıyorum "Zeytinyağlı Yaprak Sarması", benim yayınlamış olmam gerek, diye.
Yazmışım ama taslaklarda unutmuşum.
Kısmet bugüneymiş...
Yaprak sarmasıyla, mantıyı yapmak saatler alır ama yemesi...

Malzemesi
1 kg asma yaprağı

İç Malzemesi
3 su bardağı pirinç
8-10 kuru soğan (gözünüze çok gelebilir ama lezzetin kaynağı)
2 yemek kaşığı salça (1 kaşık domates salçası, 1 kaşık biber salçası kullanılabilir)
Maydonoz
Nane
Kırmızı biber
Karabiber
1 çay kaşığı şeker
Tuz
Sıvıyağ

Pişirmek için
1 adet limon
1 yemek kaşığı biber salçası (ya da yarı yarıya domates + biber salçası) 
Zeytinyağı
Tuz (yaprak salamura ise koymuyorum, taze yaprak olursa atıyorum)

Hazırlanışı

İç harcı için önce soğanlar doğranır ve kırmızı biberle sıvıyağda kavrulur. 
Daha sonra ayıklanıp, yıkanmış pirinç eklenir, tuz ve şeker atılarak iyice kavrulur. 
Pirinç iyice kavrulunca, salçasını eklenir.
Karabiber ve bol nane eklenip tane tane olana kadar kavrulur.
Ocaktan alınır ve ince ince doğranmış maydanoz üzerine serpilir.
Yarım saat dinlendirilir ve harmanlanır.

Sonra yaprakları tek, tek saracağız ;)

Dolmaları yerleştireceğiniz tencerenin dibine bir pasta tabağını ters çevirerek yerleştiriniz (Fotoğrafını çekip, ekleyeceğim). Onun üzerine asma yaprağının saplarını koyunuz ki ekşilik versin. Bu tabağın üzerine dolmaları diziniz. Ben dik diziyorum her tarafı eşit pişiyor. Üzerine zeytinyağı, yarım limon suyunu ve salçayı karıştırarak sosu hazırlanır ve üzerine dökülür. Kalan yarım limonu halka halka doğrayarak dolmaların üzerine dizin. Dolmaları geçmeyecek şekilde (dolmaların bir parmak altında) su konulur.
Normal tencerede önce birkaç dakika kaynatın sonra altını kısarak pişirebilirsiniz.
Ben düdüklü tencerede 15 dakika pişirdim.

Afiyet olsun...

9 Ağustos 2012 Perşembe

İçli Köfte

Uzun süredir içli köfte yapmayı öğrenmek istiyordum.
Sağolsunlar Münevver Teyzem ve Yaşar Abla beni kırmadılar.
Geçen cumartesi bizde toplandık hem içli köfte yaptık hem de birlikte iftar ettik.
Ben çok keyif aldım.
Hepsine yürekten teşekkürler ;)

Malzemesi

İç harcı
2 kg yağsız kıyma
2 kg. kuru soğan
1 adet margarin
1 bağ maydanoz
Biber salçası
Karabiber
Tuz
Ceviz

Hamuru için
2 kg ince köftelik bulgur (Adana bulguru olursa daha iyi oluyormuş)
2 lt. su (yaklaşık olarak, bulgurunuzun cinsine göre değişebilir)
300 gr. kadar yağsız kıyma (biz katmadık, isteyen ekleyebilir)
1 kg kadar un
Biber Salçası
Tuz
Kimyon

Hazırlanışı

Biz bir gün önceden iç harcımızı hazırladık. Önce kıymamızı yağsız olarak tencereye aldık. Harlı ateşte kendi suyunda kavurduk.
Karıştırarak kavuracağız. Kıyma hafif sulanıyor.
Dibine baktığınızda, kıymanın suyu kalmayıncaya kadar kavuracağız.
Biz kuru soğanı hızlı dilimleyici ile doğradık. Rendelenmiş gibi sulanmıyor ve çok ince doğruyor. 

Suyu kalmayınca çok ince doğranmış kuru soğan ve margarleri ekliyoruz.
Karıştırarak soğanlarını kavuruyoruz.
Soğanlar iyice kavrulunca salçasını ekleyeceğiz.Tuzunu ve karabiberini de ekliyoruz.
Cevizleri de ekleyip 1-2 dakika karıştırıyoruz ve ocağı kapatıyoruz.
Son olarak incecik kıyılmış maydanozları ekleyip kapağını kapatıyoruz.
Biraz ılıyınca dolaba koyuyoruz ki iyice sertleşsin. 

Sıra geldi hamurunu hazırlamaya...
Önce bulgura biraz salça koyup iyice karıştırıyoruz.
Biraz kimyon ve tuzunu da ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz.
Yaklaşık 2 litre soğuk su ile bulguru ıslatıyoruz.
Karıştırarak azar azar her yerine gelecek şekilde...
Bu şekilde üzerini kapatıp yaklaşık 1 saat dinlenmeye bırakıyoruz.
Bulgur bu sürede iyice kabarıyor.
Bir saat sonra yoğurmaya başlıyoruz. Elimizi soğuk suyla ıslatarak yoğuruyoruz.
Yenecek kıvama gelinceye kadar yoğuruyoruz.
Daha sonra içine un katarak yavaş yavaş yedireceğiz ve hamur haline getireceğiz.
Küçük bir parça alıp tepsiye attığımızda çatlamıyorsa kıvamı olmuştur.
Biraz dinlensin hamurumuz sonra yapalım içli köftelerimizi...

İster yuvarlak yapın ister yumurta şeklinde en önemlisi incecik açılacak ve iç harcı bol olacak.




Köfteleriniz bittikten sonra ister kızartın ister haşlayın.
Haşlamak için derince bir tencereye su koyuyoruz. İçine tuz da atalım.
İçli köfteleri yavaşça kaşık/kepçe yardımıyla suya bırakalım. Hiç ellemiyoruz zaten köfteler pişmeye başlayınca yukarı çıkıyor ;)
Yukarı çıkmaya başlayanları alacağız.

Kızartma isterseniz, bol yağda kızartacaksınız.
Limonla da servis yaparsanız, tadından yenmez ;)

Afiyet Olsun...